Hollandaca Türkçe bazı sözcükler (Basit Sozluk)

 13/02/2009 | Kategori: Sozluk - Woordenboek | Etiket:, | Yorumlar:(0)


aantrekken: [v] çekmek.
aantrekkelijk: [adj] çekici.
aanvankelijk: [bw] başlangıçta.
aanwezig: [adj] var olan.
aanzienlijk: [adj] önemli.
aarde: [de] dünya, yeryüzü.
achter: [pr] arkasında.
adellijk: [adj] soylu.
advies: [het] öneri, tavsiye, öğüt.
adviseren: [v] önermek, tavsiye etmek.
af en toe: [bw] bazen.
afgelopen: [v] bitmek.
afhankelijk: [adj] bağlı [ÖRNEK-0005].
afkoelen: [v] soğumak.
afkorting: [de] kısaltma.
afloop: [de] son.
afscheid: [het] veda.
afstand: [de] uzaklık.
afstuderen: [v] mezun olmak.
al: [adj] tüm, hepsi; [bw] zaten, şimdiden.
algemeen: [adj] genel (in het algemeen: genellikle; çoğunlukla).
alleen: [adj] yalnız; [bw] yalnızca.
allerlei: [adj] türlü, çeşitli.
als: [co] eğer; [pr] olarak.
altijd: [bw] her zaman.
ander: [adj] başka.
anders: [bw] başka biçimde.
antwoord: [het] yanıt, cevap.
atmosfeer: [de] atmosfer.
auto: [de] araba, otomobil (pl. auto’s).
avond: [de] akşam.
band: [de] (otomobil, bisiklet vs için) lastik.
bang: [adj] korkmuş (ik ben bang = korkarım).
bank: [de] kanepe.
bedienen: [v] çalıştırmak, işletmek (bedienen het fototoestel).
bedrijf: [het] şirket, işyeri.
beetje: [adj] biraz.
begrijpen: [v] anlamak.
beginnen: [v] başlamak.
behalve: [co] -den başka.
behulp: [het] yardım [ÖRNEK-0003].
belangrijk: [adj] önemli.
belangstelling: [de] ilgi.
bepalen: [v] belirlemek [ÖRNEK-0003].
berg: [de] dağ.
beschrijven: [v] tanımlamak.
beschouwen: [v] bakmak, seyretmek.
bestaan: [v] var olmak (bestaan uit: oluşmak [ÖRNEK-0007]).
bestellen: [v] ısmarlamak, sipariş etmek.
bestuderen: [v] incelemek [ÖRNEK-0001].
betekenen: [v] anlamına gelmek.
betekenis: [de] anlam, mana.
beurt: [de] sıra (“sıra bende” tümcesindeki gibi).
bevroren: [adj] donmuş.
bewaren: [v] saklamak.
bewegen: [v] hareket ettirmek.
beweging: [de] hareket [ÖRNEK-0002].
bewijs: [het] kanıt, delil.
bewonderen: [v] hayran olmak.
bezig: [adj] yoğun, meşgul.
bezitten: [v] sahip olmak.
bijna: [bw] hemen hemen, yaklaşık.
bijnaam: [de] takma ad.
bijvoorbeld: [bw] örneğin.
bijwoord: [het/dilbilgisi] belirteç, zarf.
bijzonder: [adj] özel; kendine özgü.
biljet: [het] bilet.
binden: [v] bağlamak.
bladzijde: [de] sayfa.
blank: [adj] beyaz.
blijken: [v] görünmek.
blijven: [v] kalmak.
boek: [het] kitap.
boekenkast: [de] kitaplık.
boer: [de] köylü, çiftçi [ÖRNEK-0002].
bol: [de] top, yuvarlak, küre.
boog: [de] yay.
botsing: [de] çarpışma.
bout: [de] cıvata.
boven: [bw] yukarıya, yukarıda, üstte.
bovendien: [bw] ayrıca.
brandstof: [de] yakıt.
breed: [adj] geniş.
breken: [v] kırmak.
bril: [de] gözlük.
Britse Gemenebest: [het] İngiliz Milletler Topluluğu.
broer: [de] erkek kardeş.
bron: [de] kaynak.
bui: [de] sağanak.
buitenlander: [adj] yabancı.
cassette: [de] kaset.
collega: [de] iş arkadaşı.
conjunctief: [de/dilbilgisi] bağlaç.
continent: [het] kıta, anakara.
cursist: [de] öğrenci.
daar: [bw] orada.
daarna: [bw] sonra.
daarom: [bw] bu yüzden.
dag: [tw] merhaba; [tw] hoşçakal; [de] gün.
dampkring: [de] atmosfer.
datum: [de] tarih; [het] veri.
deelgenoot: [de] sırdaş, dost.
Deens: [het] Danca, Danimarkaca.
deken: [de] örtü.
demokratie: [de] demokrasi.
Denemarken: [het] Danimarka.
depot: [het] depo.
deskundig: [adj] uzman.
deze: [vn] bu.
dichtbij: [adj] yakın.
dik: [adj] kalın.
dikwijls: [bw] çoğunlukla.
dit: [vn] bu.
docent: [de] öğretmen.
docente: [de] bayan öğretmen.
doen: [v] yapmak.
donker: [adj] karanlık.
doof: [adj] sağır.
door: [co] dolayısıyla.
dorp: [het] köy.
draaien: [v] dönmek.
drie: [adj] üç.
dromen: [v] rüya görmek, düş görmek.
droom: [de] düş, rüya.
druk: [adj] meşgul.
drukken: [v] basmak.
duidelijk: [adj] açık, belli, bariz.
dun: [adj] ince.
durven: [v] cesaret etmek.
dus: [co] yani.
duur: [adj] pahalı.
een: [adj] bir.
eenvoudig: [adj] kolay.
eiland: [het] ada.
eindigen: [v] bitmek.
elk: [vn] her.
elkaar: [vn] birbiri.
en: [co] ve.
Engeland: İngiltere.
enkelvoud: [adj] tekil.
enz: [afkorting] bkz. enzovoort.
enzovoort: vesaire.
enig: [adj] birkaç.
er: [bw] orada.
erfelijk: [adj] kalıtsal; babadan oğula geçen.
erg: [bw] çok.
ergen: bkz. ergens.
ergens: [bw] bir yerde.
eten: [v] yemek.
evenals: [bw] gibi, aynı biçimde [ÖRNEK-0008].
excursie: [de] gezi, gezinti, tur.
fiets: [de] bisiklet.
fijn: [adj] iyi.
fonkelen: [v] parlamak [ÖRNEK-0001].
foto: [de] fotoğraf.
fototoestel: [het] fotoğraf makinesi.
fout: [de] yanlış, hata; [adj] yanlış.
gaan: [v] gitmek.
gaar: [adj] pişmiş.
gade: [de] eş, karı ya da koca.
gang: [de] koridor, sofa, hol.
gat: [het] delik.
gauw: [bw] çabuk.
gebeurtenis: [de] olay [ÖRNEK-0005].
gebied: [het] alan, yer.
gebruiken: [v] kullanmak.
gedragen: [v] davranmak.
geen: [vn] değil.
geldig: [adj] geçerli.
gelegenheid: [de] fırsat.
gelijktijdig: [bw] aynı zamanda.
gemakkelijk: [adj] kolay.
gesloten: [adj] kapalı.
geschiedenis: [de] tarih.
gevaar: [de] tehlike.
geval: [het] durum, hal.
geven: [v] vermek.
gevoel: [het] duygu.
gezellig: [adj] hoş.
gezicht: [het] yüz, surat.
gierig: [adj] cimri.
gids: [de] kılavuz, rehber (telefoongids: telefon rehberi).
goed: [adj] iyi.
goedkoop: [adj] ucuz.
gordijn: [het] perde.
graf: [het] mezar.
grammatica: [de] dilbilgisi.
grap: [de] şaka.
groen: [adj] yeşil.
Groenland: [het] Grönland.
groente: [de] sebze.
groeien: [v] büyümek, gelişmek.
groot: [adj] büyük.
Groot-Brittannië: Büyük Britanya.
grotendeels: [bw] büyük çoğunlukla.
gum: [de] silgi.
hand: [de] el.
handtekening: [de] imza.
hebben: [v] -i olmak, sahip olmak.
heel: [adj] bütün.
heelal: [het] evren.
heen: [pr] doğru.
heet: [adj] sıcak.
-heid: -lik (noodzakelijkheid = zorunluluk).
hemel: [de] gök, gökyüzü.
her en der: [bw] şurada burada.
herfst: [de] sonbahar, güz.
herhalen: [v] yinelemek, tekrar etmek.
herkennen: [v] tanımak.
heten: [v] adı … olmak, adlandırılmak.
hij: [vn] o.
hoe: [bw] nasıl.
hoeveel: [adj] kaç tane.
hoeveelheid: [de] miktar.
honderd: [adj] yüz.
honger: [de] açlık.
hoofd: [het] baş, kafa.
hoogstends: [bw] en çok.
horen: [v] duymak.
houden: [v] tutmak.
huis: [het] ev.
hun: [adj] onların.
huren: [v] kiralamak.
ieder: [vn] her.
iedereen: [vn] herkes.
iemand: [vn] birisi.
Ierland: İrlanda.
ijzer: [het] demir.
ik: [vn] ben.
immers: [co] zira.
in: [pr] -de, içinde.
inbreken: [v] zorla girmek.
inrichting: [de] yerleşim, düzen.
integendeel: [co] aksine, tersine.
inzet: [de] çaba.
Iran: [het] İran.
jaar: [het] yıl.
je: [adj] senin.
jij: [pn] siz.
jongen: [de] oğlan.
jouw: [adj] senin.
jullie: [pn] siz.
juist: [adj] doğru.
kabinet: [het] hükümet, kabine.
kalf: [het] dana.
kamer: [de] oda.
kant: [de] yan, taraf.
kantoor: [het] ofis, büro.
kat: [de] kedi.
keer: [de] kez.
kegel: [de] koni.
kennen: [v] bilmek.
kennis: [de] tanıdık, dost.
kenteken: [het] plaka.
kern: [de] çekirdek.
keuken: [de] mukfak.
keuze: [de] seçenek.
kijken: [v] bakmak; seyretmek, izlemek.
kind: [het] çocuk (pl. kinderen).
klaren: [v] bitmek.
klas: [de] sınıf.
kleed: [het] halı; [het] örtü.
kleur: [de] renk.
klein: [adj] küçük.
klont: [de] topak.
kloppen: [adj] kapıyı çalmak.
knap: [adj] zeki.
knikker: [de] bilye.
koepel: [de] kubbe.
koken: [v] pişirmek.
kolom: [de] sütun.
komen: [v] gelmek

Yeni ilan: | Eski ilan: